14 Haziran 2009 Pazar

RUŞET DAR GELDİ,KOVANA ÇIKTIK

Havanın yağmurlu oluşundan dolayı ,bugün dağdaki arıları bakmaya gidemedim. Bende ruşeti terk eden arıyı bakmaya gittim..



Arılar hala yerde salkım olmuş bekliyorlardı... Boş kovana tutunmamışlar...

Götürdüğüm ballı 3 çerçeveyi kovana koydum... Kovanı da arıların yanına...

Sonra bastım körükle dumanı... Dumanı yiyen ayıldı.. Kovanın yolunu tuttu mışıl mışıl...


Arılar uygun adım içeri giriyorlar. Bu arada ana arıyı sağ olarak sürünün sonunda gördüm...







13 Haziran 2009 Cumartesi

RUŞET KOVAN

Kestane için arıları koyacağım yerdeki otları biçmek için akşam üzeri saat altıda arılığa gittim..Perşembe günü ruşet kovana aldığım ve ruşetlere ait çerçeveleri kabartmasını istediğim arılar kovanı terk edip bir metre yanına yığın olmuşlar... Yağan yağmurda bir güzel ıslanmışlardı... Ruşete ait çerçeveleride şişirmemişler..
Boş bulunan bir kovanı üzerlerine ters olarak kapattım... Bir süre sonra arıların bir kısmı kovana dolmuşlardı.. Öylece bırakıp ayrıldım oradan.. Ancak pazartesi haber alabilirim....


12 Haziran 2009 Cuma

Küçük Canavar

Çam ağacının gövdesindeki bu beyaz canavar nedir acaba... Çam balı yapan basra adlı böcek mi?



11 Haziran 2009 Perşembe

HAZIRLIK

Ana arı üretmek için hazırlıklara bugün başladım.
Ruşet kovanın çerçeveleri...
Metal tel yerine misina taktım..

18 çerçeve alan ruşet kovan...
Oğula niyetlenen kovan.
Dört çerçeve olarak dağda bir bölme bırakmıştım.
Bugünde 4 çerçeve arısını , ana arı ile birlikte ruşete silkeledim..



Ruşete silkelenmiş arılar...
Ruşete kek ilave ettim...
Sadece bir çerçevede mum var.
Diğer çerçeveler arılar tarafından şişirilecek.
Şişirilmiş ve yumurta atılmış çerçeveler daha sonra
çifleştirme kutularına dağıtılacak...



Yere silkelenen arılar ruşete giriş yapıyor...


Ana kovanda ise sakal oluştu...
Yaptığım gözlemde, bir memeden ana arı çıkmıştı. Ama ana arıyı göremedim..,
Belki de dağda kaldı..


Bu da bizim furma dediğimiz hurma ağaçı...
Şu an arılar nektarı bundan alıyor.
Kestane açana kadar bununla idare edecekler...








10 Haziran 2009 Çarşamba

9 Haziran 2009 Çarşamba

Okul çıkışı arılara ilave vermek ve mum takviyesi yapmak için arıların yolunu tuttum...
Sahilde pırıl pırıl hava , dağların tepesinde ise bulut yığınları vardı...


Arılığa vardıktan sonra kontrola hemen başladım.. Bir ,iki,üç kovanı kontrol ettim tam umutlanmışken, dördüncü kovanda katta çalışan arıların ana memesini diktiğini gördüm...
Eyvah oğula kaçtı mı ? endişesi ile kuluçkalığıda kontrol ettim...
Bir sürü ana memesi dikmişlerdi..
Bende 2 çerçeve yavrulu ve ana memesi olan ,2 çerçevede şişmiş mum bırakarak 4 çerçevelik bir bölme yaptım...
Ana arıyı , diğer memeli çerçeveler ile geri getirdim... Eğer kovan orada oğul atmış olsaydı ,oğul ellere gider, bizde havamızı alırdık ancak...

Bölme işleminde usta arıcı Selim Küçükaydın'ın büyük yardımını gördüm..
Ayrıca diğer kovanları kontrol etmeme de yardımını esirgemedi..
Kendisine teşekkürler ederim...

Diğer kovanların kuluçkalıkları şimdilik kontrol edemedik ama...

7 Haziran 2009 Pazar

GELİŞMELER OLUMLU

Bugün arıları kontrol için yine yollardaydık. Saat 12 gibi arılığa vardık. Kıyı kesimde güzel bir güneş vardı.Yükseldikçe hava bulutlandı... Arılığa vardığımımızda dağların tepelerinde duman vardı..



Hava bir ara açıldı arılar çoşku ile çalıştılar.. Arıları kontrol etmek olanağı bulduk...

Geçen hafta ballıkta lütfen çalışan arılar, geçen süre içinde mumları şişirip bal basmaya başlamışlar...Mumlar beyazlamış...Gelişmeler güzel...
Arılarımda ve çevredeki arılarda yoğun bir varoa hasarı olduğu görünüyor...
Cuma ve cumartesi arılar yağıştan çalışamadığı için kanatsız yavrular kovan önlerinde yatıyordu...
hemen formik asitin jelini uyguladım.
Bu zamana kadar bundan ölen varoaya rastlamadım..



Komşu arılacılardan Abdullah Akgün'ün kovan önündeki varao hasarlı yavrular..
Saat 13.30 gibi sis geri geldi, buda yetmez gibi rahmet kendini esirgemedi...
Sis gittikçe alçaldı..Biz de bu yağış arasını yemek yiyerek geçirdik...
Bu arkadaş ise aşçımız Necmettin, kendisi ile bugün birlikte gittik arılığa...
47 kovan ile mücadelesini sürdürüyo.
Şuan 20 kovanında arılar ballıkta yoğun şekilde çalışıyor...
Bir kovana ise 2 ballığı attı.
Yemekten sonra balık yakalamak için dereye indik.
Ama bu işinde ustası olmak lazım...
Bir saat uğraşmamıza rağmen tık yok...
Balıktan çok çevredeki çiçekler ilgimizi çekiyor.

Çevreden kovanlara ait görüntüler..

Çiçekler halı gibi sarıyor doğayı...



Bu da kıyı kesimde artık pek göremediğim salyangoz....
Buralarda bolca var...




2 Haziran 2009 Salı

PAZARDAN KALANLAR

Hafta sonu pazar günü, bir haftadan sonra tekrar arıları kontrol etme olağanı bulduk...
Geçen hafta çarşamba günü yaylalara kar yağdığından 5-6 gün havalar sisli ve yağışlı geçmişti..
Cuma günü hava açtı . Cumartesi arılar ancak çalışma fırsatı bulabilmişlerdi. Pazar günü yapılan kontrollerde arıların ilerlemediğini gördük..Hatta söylendiğine göre bir arıcının altı(6) kovanı açlıktan sönmüştü... Vatandaş şuruba devam ediyordu?!!!!
Çevrede orman gülü ve taflan olabildiğince açmış...Doğa yeşil, beyaz ve mor karışımı bir renge bürünmüştü...

İşte kapalı yavrulu bir çerçeve... Üstte bal kemeri yok, demek bu arılar kafkas değil! acaba ne olabilir?!!!!

İşte kat attığımız kovanlardan biri.

Arıları baktıktan sonra yine boğaz derdine düştük...
Arı bahane yayla şahane....






Gözlerimiz Gökdeniz'i aradı ama O henüz yayllaya çıkmamış...
Çocuklara şeker dağıttık...
İlimizin en yüksek tepelerinden ikinicisi Akılbaba...


Kışın yağan karların rüzgar etkisi ile yığılıp kütük oluşturması sonucu ortaya çıkan görüntü. Şuan burada 3 metreden fazla kar kütlesi var...