30 Haziran 2009 Salı

TRANSFERDE SON DURUM

Larva transferi yaptığım koloni.
Arılar kovan önünde salkımdalar.
Larva transferlerinden onda dokuzu tutmuş.
Soldan üçüncü tutmamış.
Birde ilk iki larvaya o kadar sahip çıkmamışlar.
Demekki onlarda da sorun var.

Salkım olan koloniden arılı bir çerçeve alarak yeni yumurtlamaya başlamış analı koloniye verildi.


Ruşette petek örme işlemi sürüyor.
Genç ana örülen yere hemen yumurtlamış.

Örme işi tamamlanmış bir çerçeve.

Bu da yol kenarından papatya...






28 Haziran 2009 Pazar

ARICIYA TATİL YOK

Bu sabah hava hafif yağışlı uyandım.
Gece beklenen yğmur yağmamıştı.
Yağan yağmur ise çamur getirmişti ,Afrika semalarından.
Larva taransferi yapmak için hemen yola çıktım..
Saat 08.30 gibi hava güneşledi.

Güneşi gördükten sonra, on adet larva transferi yaptım,sulu olarak.
En küçük C' leri yakaladım galiba.


Daha sonra yine yola düştüm. Gece sahile beklenen yağmur düşmemişti ama yükseklere dün ve gece çok yağmıştı.
Yine dere taşkın ve bulanık.
Arıların çalışması ile ilgili küçük bir akıcı görüntü yükledim.
Yayılmaktan dönen arılar yere düşüyor.


25 Haziran 2009 Perşembe

KESTANE

Kestaneler yarı yarıya çiçeklendi . Havalar son üç gündür bize göre oldukça yüksek..

Arılar kovan önlerinde salkım oluyorlar..



Bu çerçeve yukardaki resimdeki kovana ait.

Arılar ballıkta on çerçevede çalışıyorlar.

Kestaene balı toplanmaya başlanmış...

Bu kovanı pazartesi günü başka bir kovan ile araya elek koyarak birleştirdim.

Ballığa diğer kovandan 7 çerçeve ilave verdim..

Salı akşamı eleği aldım.

Arılarda birleşmeden dolayı bir sorun çıkmadı.

Ballıkta arıların çalışması için giriş delikleri var.

Arılar sorunsuz birleşti ama üst kata ilave verdiğim arılar kendileri için ana memesi dikmeye başlamışlar.
Ana transfer etmek için yaptığım larva transferi tutmamıştı.

Bu kovanlardaki ana sütlerini sulu transfer için değerlendirmek lazım.
Ana memeleri uzamaya başlamış.

Sıcaktan bunalan arıları serinletmek için kızılağaç yapraklarını kovanın üzerine koydum.

Bu resimde önde salkım olan arılar görülmüyor.

Çünkü kontrol sırasında üst kapak açılınca kovan içi ısısının düşmesi sonucu arılar içeri doluştular.

24 Haziran 2009 Çarşamba

GİDE GELE YORULDUM

Bugün öğleden sonra öğretmen arkadaşım,arıcılıkta büyük üstat Mehmet Akbay ile arıları kontrole gittik..Kendisi aşağıda görüldüğü gibi eli poposunun üstünde kovanları dışardan kontrol etti. Bazen arı sokmasında alerjisi tutuyor...
Arılar sıcaktan kovan dışında yığılmaya başlamışlar.
Son üç gün hava oldukça müsait.
Bal ve polen akımı devam ediyor..

Buda Selim,
Kıpkırmızı ballı çerçeve ile poz verdi..
Kontrol sırasında bana yardımcı oldu.
Üst katta arılar yoğun şekilde çalışıyorlar..
Oğul kaçan kovandaki ana memelerini imha ettik, ikinci oğul çıkmasın diye...
Bol bol arı sütü yedik...biber gibi acıydı...
İki üç tane meme bıraktım.
Bir tane anayı memeden alarak kafesledik...



21 Haziran 2009 Pazar

YAĞMUR YAĞMASA BAL ALACAĞIZ

Bugün saat 11 gibi arılığa vardık...

Arılar çok güzel bal getiriyorlardı..

Yayılmaktan dönen arılar uçuş tahtasına ulaşmadan yere inmek zorunda kalıyordu.
(Arılarını bekleyen arıcı Muammer Henek'in söylediğine göre arılar sabah saat 05.00 ten itibaren çalışmaya başlamış ve yoğun olarak polen getirmişler).

Polen gelişi de çok güzeldi.
Yere inmek zorunda kalan bu arının polen yığını çok büyük.
Ancak elime aldıktan sonra havalanarak kovanına uçabildi.


Arıların çalışmasını izlerken gökgürültüsü ile birlikte yağmur yağmaya başladı...
Yaklaşık iki saat aralıksız yağmur yağdı.
Sanırım dağdaki çiçekler bir güzel yıkandı..

Ancak otomobilden örtü ile çıkıp çay içmeye gidebildim...
Yağmurdan sonra toprağın kokusu mis gibiydi.

Yağmur dindikten sonra kovanları kısa bir süreliğine kontrol etme olanağı bulduk...
yine oğula giden bir kovan var.. Galiba oğul gitmiş.. Arı mevcudu azdı ama içerde günlük yumurta ve bir düzine ana memesi vardı..
Tüm çerçeveelri kontol ettiğim halde anayı göremedim..
Galiba bizi terk etti..
Kovanların tamamını kontrol edemeden tekrar yağmaya başladı.
Yağmurdan sonra derenin durumu; çamur akıyor.
Dönüşte ana üretmek için iki adet larva transferi yaptım.
Eğer bunlar tutarsa, ana sütleri ile yarın akşam sulu transfer yapacağım.


Bu memeye günlük yumurta transfer ettim. Bakalım çatlayacak mı?

Yarım ballığa verdiğim mumlar şişmeye başlamış...
Artık sahilde kestane kokusu duyuluyor..
Kovanlardan büyüleyici bir koku yayılıyor çevreye...








19 Haziran 2009 Cuma

RUŞET

Geçen hafta arılandırdığım ruşetten arılar kaçmıştı...
Çarşamba günü tekrar arı silkeledim ama mevcutu az tuttum...
Ve kafes içinde döllenmemiş ana ileve ettim..
Arılar üç çerçeveye tutunmuşlar...
Verdiğim çerçevelere mum örmeye başlamışlar.
Oğula niyetlenen kovandan aldığım döllenmemiş ana..
Sorunsuz geziyor...

Ruşetin kek yığını, şimdilik uzun süre yeter...
Arılar yumulmuşlar, keki bala çevirmeye çalışıyorlar.

Buda başka bir ruşete ait görüntü..
Anasını geçen hafta alıp başka bir ruşete vermiştim..
Önce 4-5 tane ana memesi dikmişlerdi, şu an meme sayısı bire düşmüş durumda.

Aynı ruşetten sırlanmış çerçeve...








17 Haziran 2009 Çarşamba

KESTANE ve YARIM BALLIK 2

Bugün önce kara avuya götürdüğüm arıları ziyaret gittim.. Geçen çarşambadan bu yana sekiz gün oldu, hava yukarda yağışlı ve sisli, dolayısıyla arılarda pek bir gelişme yok..
Yukardaki arıların yüzde doksanı aşağı indirilmiş... Dağda kalan arı çok az..
Bu arada arılara iki ayaklı hayvanlar dadanmış durumda...
Kovanlardan çerçeve ve ballık alındığı söyleniyor...
Yol kenarında kapağı açılmış bir kaç arı kovanı gördüm...
Evet sonunda kestanelerde, 10 günlük geçikme ile açmaya başladılar... erkenciler beyazlandı artık...



Akşam üzeri yarım ballık için yaptığım, çerçeveleri telleyip mumladım... kovana ilave ettim...





Çerçevelere takılan mumun yüksekliğini 11 cm olarak belirledim... 12 cm olsa çok iyi olurmuş...
Bir daha yarım ballık yaptığımda çerçevenin iç yüksekliğini 12 cm olacak şekilde ayarlayacağım..
Mum savurganlığı da en az düzeye inecek böylece..
Şu an için asıl önemli olan ise bu denemeden verim alabilecek miyiz?
Kuluçkalığı şu an dolduran kovandan yarım da olsa bal alınabilir mi?
Bakıp göreceğiz....